|
Amerikan Bankalarını Kurtarmak
ABD, Büyük Buhran’dan bu yana yaşadığı en büyük ekonomik krizin etkilerini azaltmaya çalışıyor. Hükümet Bear Stearns, Freddie Mac ve Fannie Mae gibi devlere yardım elini uzatırken çok sayıda küçük çaplı banka piyasadan siliniyor. ABD’de başlayan ve hızla bütün dünya ekonomilerine yansıyan mortgage krizi patlak vereli bir yılı aşkın bir süre geçti. Bu zaman içerisinde sarsılamaz denilen bankalar büyük zararlar açıkladı, birçok finansal şirket iflas etti ve temelinde kapitalizm ile kurulmuş, liberal ekonominin tam anlamıyla işlediği düşünülen ABD’de devlet çeşitli kurumlara müdahale etmek zorunda kaldı. Peki etkileri devam eden bu süreç nasıl gelişti, Amerikan bankaları bu krizden ne derece etkilendi?
Subprime mortgage krizi ilk etkilerini 2006 yılında göstermeye başladı. ABD’deki konut fiyatları balonunun patlaması, fiyatların beklenen seviyelere kadar yükselememesi ve hatta düşmeye başlaması, portföylerinde mortgage’la desteklenen senetlerden büyük miktarda bulunan bankaların olağanüstü zararlar açıklamasıyla hızla bütün dünyaya yayıldı. Haziran 2007’de ABD’nin en büyük yatırım bankalarından Bear Stearns’ün subprime mortgage hedge fonlarından doğan zararlarını karşılayabilmesi ve kalan pozisyonlarını kapayabilmesi adına 3,2 milyar dolarlık borç istemesi, hâlâ devam eden paniğin başlangıcı oldu. Haziran ayından itibaren zarar açıklayan Bear Stearns, içine düştüğü zorluktan kurtulmak için büyük miktarda borçlanma ve mal satma yöntemine gitmeye çalıştı. 16 Temmuz 2007’de banka, elinde bulundurduğu iki subprime hedge fonunun düşen konut fiyatları sebebiyle neredeyse bütün değerini kaybettiğini bildirdi. Ağustos ayının ilk gününde bu iki fonun yatırımcıları bankaya, fonlar hakkında yanlış bilgilendirildikleri ve yönlendirildikleri gerekçesiyle dava açtılar. Bear Stearns 83 yıldır ilk kez net zarar açıkladı. Bear Stearns Hissedarları Şok Yaşadı 14 Mart 2008’de JPMorgan Chase, FED’le birlikte piyasaların potansiyel çöküşünü engellemek amacıyla 28 günlük acil borçlanma imkânı sağladı. İki gün sonra ise JPMorgan Chase, hisse başına 2 dolarlık fiyatla Bear Stearns’ü satın almak için anlaşma imzaladı. Bu anlaşmanın gerçekleşmesinde FED’in büyük yardımı da etkili oldu. Ocak 2007’de 172 dolar, Şubat 2008’de ise 93 dolar olan Bear Stearns hisselerinin sadece 2 dolardan satılması ise yaşanan şokun boyutlarını gösterdi. 24 Mart 2008’de Bear Stearns hissedarları birleşme kararına karşı toplu bir dava açtılar. Bunun üzerine aynı gün JPMorgan Chase fiyatı hisse başına 10 dolara çekerek yeni bir anlaşma imzaladı. Bu değişimin nedeni, kızgın hissedarları susturmak olarak nitelendirildi. 29 Mayıs’ta Bear Stearns hissedarları 10 dolarlık bu teklifi onayladılar ve satış gerçekleşti. Bear Stearns’ün bu akıl almaz serüveni, kafalarda yok olacak bir sonraki bankanın hangisi olacağı soru işaretini yarattı. Goldman Sachs ve Morgan Stanley gibi büyük firmaların portföylerinde birçok ürün birlikte kullanıldığından, subprime mortgage krizinden yok edici zararlarla çıkmaları beklenmiyordu. Öte yandan Bear Stearns’le benzer bir portföye sahip olan, subprime mortgage’ın getirdiği risklerden zarar gören ve hisseleri hızla düşen Lehman Brothers, kıyamet senaryolarında öne çıkan isim oldu. Güncel verilere bakıldığında, FED’in kredi kolaylığı dolayısıyla, Lehman Brothers’ın Bear Stearns’le aynı kaderi paylaşmayacağı ortada. Fakat beklentiler küçük yatırımcıyı korkutur nitelikte. Bankaya düzenli olarak likidite sağlanması, bu krizi iflas etmeden geçirmesine yarayacak. Fakat hissedarlar, düşen fiyatlarla büyük kayıplara uğrayacakken, büyük yatırımcılar paralarını kolaylıkla geri alabilecekler. Freddie Mac ve Fannie Mae’ye Hızlı Müdahale Mortgage krizinin olağanüstü etkilerinden biri de, ABD hükümetinin Freddie Mac ve Fannie Mae’yi iflastan kurtarmak için müdahalede bulunmasıydı. Bu iki kurum zamanında devlet tarafından kurulmuş fakat daha sonra özelleştirilmişti. İşlevleri ise emlak piyasasını geliştirmek amacıyla, birey ve firmalara kredi verilmesiydi. ABD içinde çok önemli yere sahip olan bu iki kurumun hisseleri Temmuz başında, Lehman Brothers’ın hazırladığı negatif rapor dolayısıyla hızla düşmeye başladı. 3 gün sonra St. Louis Federal Bankası başkanının, Freddie Mac ve Fannie Mae’nin hükümet tarafından kurtarılması gerekebileceği açıklamasından sonra var olan düşüş giderek hızlandı. Bir haftalık görüşmelerden sonra FED, bu iki kurumun kurtarılması için büyük miktarda kredi sağlanacağını ve gerekirse hisselerinin satın alınabilmesinin söz konusu olduğunu belirtti. Böyle bir karar ABD’de uygulanan kapitalizm ölçülerine ters düşüyordu. Freddie ve Fannie’nin hisse fiyatlarındaki büyük düşüşü durdurmak için bir müdahale de SEC (Menkul Kıymetler ve Borsalar Komisyonu) tarafından geldi. SEC, bu iki kurumun hisselerinin açığa satılmasını zorlaştıracak önlemler aldı. Fakat bu da hisselerin değerinin %26-27 oranında azalmasını engelleyemedi. Daha sonrasında Freddie Mac’in sermaye artırımına gitmek için FED’e başvurması, Amerikan Senatosu’nun ve Beyaz Saray’ın kurtarma planlarını onaylaması hisselerin yükselmesini sağladı. Büyük bankaların bile ayakta kalmayı başaramadığı şu günlerde küçük çaplı bankalarda büyük sorunlarla karşı karşıya. El konulan banka sayısı şimdiden 9’a ulaştı. Uzmanlar bu sayının daha da artacağı konusunda uyarılarda bulunuyor. Douglass National Bank, Hume Bank, ANB Financial, First Integrity Bank, ABD’nin TMSF niteliğindeki kuruluşu FDIC tarafından el konulan bankalar arasında. Temmuz ayı içinde ise piyasalar ülkenin en büyük mortgage bankalarından sayılan Indymac'e FDIC tarafında el konulduğu haberiyle sarsıldı. Daha bu haberin etkileri geçmemişken First National Bank Of Nevada ve First Heritage'nin kamulaştırıldı. 25 şubeli First National Bank 3,4 milyar dolarlık varlığa ve 3 milyar dolarlık mevduata sahipken, küçük ölçekli bir finans kuruluşu olan First Heritage Bank’ın varlığı 254 milyon dolar. FDIC el konulan bu bankaların tüm hesaplarını Mutual of Omaha Bank’a satarak elden çıkardı. Ağustos başında ise bir kötü haber daha geldi ve FDIC, First Priority Bank’a el koyduğunu açıkladı. 117 Banka Takipte FDIC tarafından yapılan açıklamalara göre, takip altında olan 117 banka daha var. Eğer bu bankaların finansal durumlarında ilerleme olmazsa yeni kamulaştırma işlemleri gündeme gelebilir. Bu durum Amerikan halkını da tedirgin ediyor. Sıradaki bankanın hangisi olduğunu bilmeyen halk tedirgin bir bekleyiş içinde. Uzmanların ABD’de küçük ve orta ölçekli 150 yerel bankanın batabileceği şeklindeki açıklamaları tedirginliği daha da artırıyor. Parasını kurtarmak isteyen halk batan bankaların önünde uzun kuyruklar oluşturuyor. Büyük Buhran’dan bu yana yaşanan en büyük ekonomik kriz olarak nitelendirilen bu zamanlar, özellikle Amerikan ekonomisini büyük ölçüde sarstı. Uzmanlar ve anketlerde ortaya çıkan beklentiler, krizin 2010’a kadar devam edeceğini öngörüyor. Önümüzdeki iki senenin Amerikan yatırım bankalarını ne derecede etkileyeceğini kestirmek mümkün değil, fakat şimdiden yapısal olarak büyük değişikliklere sevk ettiği aşikâr. |