Advertisement
Ana Menü
Anasayfa
Araştırmalar
Temel Eğitim
Etkinlikler
Basında Boryad
Hakkımızda
Arama
İletişim
Linkler
Haberler
English
Giriş Formu





Kayıp Parola?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun
Hava Durumu
İMKB'nin %23'ü Kuruşluk Hisselerden Oluşuyor PDF Yazdır E-Posta
03 04 2008

Kuruşluk Hisseler

 

Yatırımcıların tasarruflarını yönlendirirken en temel beklentileri, getiri elde etmek ya da en azından ana paralarının korunmasını sağlamak. Hiç kuşkusuz kimse, parasının eriyip gideceği bir yatırım şeklini bilerek ve isteyerek seçmez. Hisse senedi yatırımları için de durum farklı değil.   

Borsada yatırım yapanların da hedefi, en kârlı hisse senedini bulabilmek. Dolayısıyla, yatırım yapılacak hissenin, diğer bir ifadeyle ortak olunacak şirketin seçimi oldukça önemli.Bu seçimin yapılışında çok farklı kriterler ortaya çıkıyor. Aslında her yatırımcının kendine göre farklı kriterleri var da denilebilir. Ancak, şirketin gelecekteki büyüme potansiyeli, kâr beklentisi, hisse fiyatı gibi faktörler her zaman ve her yatırımcı için önem teşkil ediyor. Bu nedenle piyasada belli bir yer edinmiş, belli büyüklüklere ulaşmış ve başarısını kanıtlamış şirketler, yatırımcılar tarafından daha güvenilir bulunuyor; tercih ediliyor.  Yatırımcıların tamamı sadece “büyük” diyebileceğimiz şirketlere yönelmiyor tabii. Çünkü biraz önce bahsettiğimiz gibi, herkesin yatırım planı ve tercihleri farklı. Bu demek oluyor ki, oldukça düşük fiyatlardan işlem gören şirketler de bazı yatırımcıların ilgi alanına kolaylıkla girebiliyor. Kuruşluk hisse senetleri, ucuz fiyatlı ve oldukça spekülatif olmaları nedeniyle yatırımcılarına yüksek kazançlar sağlayabiliyor. Ancak bu hisselere yatırım yapanların baştan kabul etmesi gereken bazı gerçekler var: Yüksek risk, kuruşluk hisse senetleriyle çoğu zaman için yan yana yürüyebiliyor.  

Her Ucuz Hisse Alınır mı?

Yatırımcılar için şirketin gelecek vaat etmesinin yanı sıra hisselerinin uygun fiyattan alınabilmesi de oldukça önemli. Peki her ucuz hisse alınır mı?.. Bu noktada biraz, hatta bazı zamanlar uzun uzun düşünmekte fayda var. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nın (İMKB) geneline bakıldığında, nominal değerinin altında işlem gören hisse senedi sayısının fazla olduğu göze çarpıyor. Düşük fiyatlardan işlem gören her şirketin kötü durumda olduğu söylenemez. Ama İMKB genelinde 1 YTL’nin altında işlem gören ve oldukça ucuz olarak nitelendirilebilecek hisse senetlerinin, genel olarak mali güçlük içindeki şirketlere ait olduğu görülüyor.  326 hisse senedinin işlem gördüğü İMKB’de, 76 hisse nominal değerinin altında fiyatlanıyor. Yani İMKB’nin yaklaşık %23’ü kuruşluk hisse senetlerinden oluşuyor. Bu senetlerin toplam piyasa değeri 1.9 milyar dolar. Kuruşluk hisse senetlerinin toplam piyasa değerlerinin, İMKB-TÜM’ün piyasa değerine oranı ise %1.01.  Okan Tekstil, 0,18 YTL’lik fiyatıyla kuruşluk hisse senetleri içinde en düşük değere sahip. İMKB’de 0,50 YTL’nin altında işlem gören 9 şirket bulunuyor. Bu şirketler; Transtürk Holding, Boyasan Tekstil, Tümteks, Menderes Tekstil, Makina Tarım, Selçuk Gıda, Avdansa Sasa, ÇBS Boya ve Okan Tekstil. Ayrıca, 9 şirketin de gözaltı pazarında işlem gördüğünü söyleyelim. Zaten 0,50 YTL’nin altında işlem gören hisse senetlerinin büyük çoğunluğu da gözaltı pazarında alınıp satılıyor.  

Tekstil Sektörü Zorda

Kuruşluk hisse senetleri içinde göze çarpan bir diğer faktör ise, bu hisselerin büyük çoğunluğunun tekstil sektörü şirketleri ve yatırım ortaklıklarına ait olduğu. İMKB’ye kote olmuş tekstil sektörü şirketlerinin %41’i nominal değerinin altında işlem görürken, yatırım ortaklıklarında bu oran %82’ye kadar çıkıyor. Tekstil sektöründe en düşük fiyattan işlem gören şirket, Okan Tekstil. Yatırım ortaklıkları içindeyse, Tacirler Yatırım Ortaklığı 0,50 YTL ile kendi sektöründe en düşük fiyattan işlem gören şirket olarak karşımıza çıkıyor. Tekstil şirketlerinin bu durumu üzerinde sektörün yaşadığı zor koşulların etkisi oldukça fazla. Türkiye’nin önemli sektörlerinden biri olan ve büyük umutlar bağlanan tekstil, 2001 yılından itibaren zorlu bir sürece girdi. Önceki dönemlerde olumlu beklentilerin etkisiyle parlak bir dönem yaşayan sektörün hisseleri, bugünlerde piyasalarda zayıf performansları ile öne çıkıyor. Çin’in düşük fiyatlı mallarının doğurduğu rekabet ve yüksek maliyetler sektöre zor günler yaşatırken, şirketler de teker teker kapanmaya başladı. Düşük kur uygulamaları nedeniyle ihracat gelirleri de azalan tekstil şirketlerinin sorunları daha da büyüdü.

Tabii ki bu durum hisse fiyatlarına da yansıdı. Sektörün durumunun kötü olması, geleceğe yönelik beklentilerin olumsuza dönmesi, sektördeki şirketlerin mali yapılarının giderek bozulması, yatırımcıları bu sektörden uzaklaştırdı. Hisselere talep olmaması ve yatımcıların bu hisseleri bir an önce elinden çıkarmak istemesi gibi nedenlerle hisse fiyatları hızla geriledi.  Hisse getirilerine bakıldığında da bu “gerileme” açıkça ortaya çıkıyor zaten. Tekstil hisselerinin çoğunun getirileri, önceki yıla göre negatif düzeylerde kalmış. Arada istisnai durumlar da var kuşkusuz. Örneğin, şirket borçlarının yeniden yapılandırılmasına yönelik kayda değer adımlar atan Mensa Mensucat, önceki yıla göre %132’lik bir artışla dikkat çekiyor. Ancak sektörün genel tablosu oldukça karamsar. Kuruşluk tekstil sektörü hisselerinin ortalama kayıp-kazanç durumu incelendiğinde ise, önceki yıla göre ortalama %19’lik kayıp yaşandığı ortaya çıkıyor (Mensa Mensucat’ın getirisi hariç). 

Yatırım Ortaklıklarında Tablo Karamsar 

Borsada hisse getirilerinde düşme yaşanan sektör sadece tekstil değil. İMKB’de kuruşluk hisseleriyle işlem gören yatırım ortaklıkları da, zayıf performanslarıyla yatırımcısına zor günler yaşatıyor. Yatırım ortaklıklarıyla ilgili istatistiki bilgilere geçmeden önce, bu şirketleri daha yakından tanımak adına, ne oldukları, yapı ve işleyişleri hakkında kısaca söz etmekte fayda var. Yatırım ortaklıkları, tasarruf sahiplerinden topladıkları paralarla çeşitli enstrümanlardan oluşan portföylere yatırım yapan sermaye piyasası kuruluşlarıdır. Yapılan yatırımlar sonucunda elde edilen kârlar da, yatırımcılara payları oranında dağıtılır. Yatırım ortaklıklarının sahip oldukları portföylere ait birim pay değerleri, genellikle hisse fiyatlarının üstünde seyreder. Tam tersi bir durumun söz konusu olması halinde, tasarrufunu yatırım ortaklıklarına yönlendirmek yerine, portföyde bulunan yatırım araçlarını ayrı ayrı satın almak daha mantıklı hale gelir. Bu nedenle yatırım ortaklıklarına ait hisse senetlerinin pay değerinden düşük olması normaldir. Ayrıca, yatırım ortaklıklarının portföylerinde yüksek miktarda hisse senedi barındırması durumunda da, genel olarak hisse senedi piyasalarında yaşanacak bir düşüş, bu ortaklıkların hisselerinde büyük kayıplara neden olabilir. Diğer taraftan, bu kayıplar, endekste yaşanacak düşüşlerden daha yüksek miktarlarda olabilir. İMKB’de işlem gören kuruşluk yatırım ortaklığı hisse getirileri incelendiğinde, tümünün negatif bir seyir izlediği görülüyor. En fazla düşüş ise, Egeli Yatırım Ortaklığı hisselerinde yaşanmış. Kuruşluk hisse senetlerinin tümünün  bir yıllık ortalama getirisi ise -%19.3. Aynı dönemde İMKB-100’ün getirisi -%0.9 olmuş. Diğer bir ifadeyle, kuruşluk hisse senetleri, endeks getirisinin oldukça gerisinde kalmış.  

Kuruşluk Hisselerin Çekici Yanları

Tüm bu olumsuz gelişmelerin yanı sıra kuruşluk hisselerin önemli avantajları olduğunu da hatırlatmak gerek. Örneğin, hisse fiyatlarının düşüklüğü nedeniyle, daha az meblağlarla daha yüksek oranda şirket hissesi almak mümkün. Fiyat adımları da yüksek fiyatlardan işlem gören hisselere göre daha yüksek olduğundan, küçük artışlar yüzdesel olarak yüksek kazançları da beraberinde getirebiliyor. Bilindiği üzere, kuruşluk hisse senetleri oldukça spekülatif. Bu da, hisse fiyatlarının kısa zaman içinde büyük yükselişler kaydedebileceği anlamına geliyor. Ancak düşüşler de aynı hızda olabileceğinden, yatırımcıların çok dikkatli hareket etmesi gerekiyor.  Her yatırım belli bir dikkat ve araştırma gerektirir. Bu durum kuruşluk hisseler için de geçerli. Şirketlerin iyi araştırılmaması sonucunda yapılan yatırımlar, tam bir kabus haline gelebilir. Mali açıdan zor durumda olan bir şirkete yöneltilecek yatırımların, geçmişte de örneklerine sıkça rastlanıldığı üzere, yatırımcısını mağdur etme ihtimali yüksek. Elbette ki bu durum tüm şirketler için geçerli değil. Kuruş düzeyinde işlem gören şirketler içinde mali durumu iyiye giden, yeni yatırımlara yönelen, hatta kâr açıklayan şirketleri de görmezden gelmemek gerekiyor. Çünkü bu tür hisseler iyi birer yatırım fırsatı haline gelebiliyor. Bu nedenle, her tür yatırım kararında olması gerektiği gibi, hissesi alınacak şirketin iyi araştırılması, bilinçli yatırım anlayışının benimsenmesi önem kazanıyor.  

Son Güncelleme ( 14 06 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >




© Copyright 2007 2008 www.boryad.org
oyun
hobi
teknolojijoomla