Advertisement
Ana Menü
Anasayfa
Araştırmalar
Temel Eğitim
Etkinlikler
Basında Boryad
Hakkımızda
Arama
İletişim
Linkler
Haberler
English
Hava Durumu
Borsanın Kriz Zamanları PDF Yazdır E-Posta
20 02 2009
 Borsanın Kriz Zamanları 

 

1994, 1998, 2000, 2001… Türkiye’nin yakın geçmişteki ekonomik kriz dönemleri… Borsa felaket günlerinde ne kadar sarsıldı? Kriz öncesinde ve sonrasında nasıl tablolar ortaya çıktı? Geleceğe ışık tutmak için Türkiye borsasının kriz tarihini araştırdık.  

Dünya ekonomilerinin neredeyse hep birlikte yaşadıkları kriz için çok farklı yorumlar yapılmakta: 1929 buhranından sonraki en büyük ölçekli kriz, kapitalizmin sonu, global çöküş, geliyorum diyen felaket… Kenarından köşesinden de olsa krizin bulaşmadığı gelişmiş ya da gelişmekte olan bir ülke yok gibi. Özellikle büyük ekonomilerin sarsıntısı toplumlara daha bir dramatik görünmekte. Bunun nedeni de “onlar da sarsılırmış” şaşkınlığına bağlanabilir herhalde.   Gelelim krizin etkilerine…

 Dünyanın pek çok ülkesini kuşatan küresel kriz birçok dev şirketin sonunu hazırladı. Hatta sadece şirketler değil ülkeler de batma noktasına geldi. (İzlanda eBay’da satışa bile çıkarıldı) Dünyanın dev ekonomileri resesyon kaygılarıyla boğuşurken, birçok ülke IMF’den yardım almak için sıraya girdi. Talep bu kadar çok olunca IMF de kimlere yardım edebileceğinin kriterlerini madde madde sıraladı, listeyi küçültmeye çalıştı.    Ekonomilerin barometresi olarak değerlendirilen ve krizin etkilerinin en çok hissedildiği alanların başında gelen borsalar ise uzun zamandır sert düşüşlerle sarsılıyor. Geleceğe yönelik beklentiler doğrultusunda yön bulan borsalar, iyiden iyiye kötüleşen ekonomik koşullar nedeniyle tarihi düşüşlere sahne oluyor.  

Koşulların daha da bozulabileceği yönündeki kaygılar, yatırımcıların risk alma iştahını da azaltıyor. Daha güvenli alanlara yatırım yapma isteği ve borsaya kote şirketlerin ekonomideki kötü gidişat dolayısıyla ilerleyen dönemlerde sorunlarla karşılaşabileceği düşünceleri, hisselere satış getiriyor. Likidite azalıyor, şirketlerin piyasa değerleri düşüyor, kayıplar artıyor. Son krizle birlikte dünya genelinde borsaların piyasa değerleri trilyonlarca dolar eridi. İMKB de krizden payına düşeni aldı ve küresel kriz nedeniyle sert düşüşlere sahne olan borsalardan biri oldu.  Aslına bakılırsa Türkiye için “kriz” yabancı bir kavram değil. Türkiye geçmiş dönemlerde de çok defa gerek kendi iç dinamiklerinden kaynaklanan gerekse yurtdışında başlayıp etkisini Türkiye’de hissettiren krizler nedeniyle zor zamanlar geçirdi. Bu dönemlerde borsanın ibresi de aşağıyı gösterdi. Ortaya çıkış nedenleri ve gelişimleri farklı olsa da küresel krizin olası etkilerine ışık tutabilmek amacıyla 1990’dan sonra patlak veren krizlerin İMKB üzerindeki etkilerini inceledik. Düşüşlerin hangi seviyelere ulaştığını, ne kadar sürdüğünü ve krizden sonraki bir yıllık süreçte borsanın seyrinin ne yönde olduğunu araştırdık.

 Türkiye’nin Kriz Geçmişi

Yıl 1994… Bu kriz oldukça sarsıcıydı. Avrupa’da yaşanan karışıklıklar, yüksek cari açık ve kamu borcu, temel dengesizliklerin artışı gibi faktörler krizi tetikledi. Hükümetin faiz yükünü hafifletmek için faiz oranlarını düşürmeye yönelik politikalar uygulaması da, krizi tetikleyen faktörlerden bir diğeriydi. 1993 yılı sonlarında başlayan ve 1994’te yoğunlaşan bu faaliyetler, döviz talebinin artmasına neden oldu. Yerel seçimler dolayısıyla krize zamanında müdahale edilemedi, sonradan alınan önlemler de yetersiz kaldı. Piyasalarda devalüasyon beklentileri yaygınlaştı. Ülkeden sermaye çıkışları arttı. Merkez Bankası rezervlerinin yetersiz kalması krizi yaygınlaştırdı. Dolar 14.000 seviyelerinden 40.000’lere kadar yükseldi, borsada fiyatlar tepetaklak oldu, hazine bonosu faizleri %400’lere kadar çıktı. Enflasyon 3 haneli rakamlara ulaşırken, GSMH’daki düşüş ise %6 oldu.   1997 yılında kriz Güneydoğu Asya ülkelerinin kapısını çaldı. Bu ülkeleri etkisi altına alan ekonomik felaket, Türkiye’de pek hissedilmedi. Ancak krizin çapını daha da genişleterek Rusya’ya sıçramasıyla birlikte Türkiye’de de yansımaları görülmeye başladı. Rusya’nın darboğaza girmesi Türkiye’nin ihracatının olumsuz etkilenmesine ve bazı sektörlerin sıkıntıya girmesine neden oldu.

Diğer taraftan, Asya-Rusya krizi gelişmekte olan ülkelere bakışı değiştirdi ve Türkiye’den de yoğun sermaye çıkışları görüldü. Türkiye, diğer ülkelerden borç bulmada sıkıntı yaşamaya başladı. Faizler rekor seviyelere çıktı. Faizlerdeki artış üretimi olumsuz etkiledi, talebin de azalmasına neden oldu. Bu dönemde hükümet enflasyonla mücadele için bir program uygulamaya başlamış ve harcamalar azaltılmıştı. Uygulanan programın ve krizin de etkisiyle ekonominin daralması kaçınılmaz hale geldi. Borsa ise 1998 yılında Körfez krizi, ara seçim tartışmalarının yarattığı belirsizlik ortamı, yeni vergi yasası ve Rusya’daki dalgalanmanın etkileriyle en çok kaybettiren borsalar sıralamasında Rusya’dan sonra ikinci sıradaki yerini aldı.  

Kapkara 2001

Türkiye ekonomisi, Kasım 2000 ve Şubat 2001’de de büyük sarsıntılar yaşadı. Ekonomi 1999 yılı sonlarında cari açık, enflasyon, bütçe açıkları, ekonomide küçülme gibi pek çok sorunla baş etmeye çalışıyordu. 2000 yılı başlarında IMF ile yapılan anlaşma çerçevesinde yüksek enflasyon sorununu çözebilmek için yeni bir program uygulamaya konuldu. Bu programla döviz kuru çıpası uygulaması başlatıldı. Bu program sonucunda faizler düşüş sürecine girdi. Ancak faizlerin bu kadar hızlı düşmesi çeşitli sorunları da beraberinde getirdi. Tüketim arttı, enflasyondaki düşüş beklenen hızda gerçekleşmedi, değerlenen TL nedeniyle cari açık hedeflerin oldukça üzerine çıktı. Artan devalüasyon beklentisi ve bankalara yönelik yeni düzenlemeler getirilmesi, bankaların açık pozisyonlarını kapatmak için döviz taleplerinin artmasına neden oldu ve likidite sıkıntısı ortaya çıktı. Faizler hızla tırmanışa geçti, faizlerdeki hızlı artış bünyelerinde yoğun miktarda devlet iç borçlanma senedi bulunduran bankaları zor duruma düşürdü.  

Bankacılık sektöründe baş gösteren sorunlar, Demirbank’a el konulması, başka bankalara da el konulacağı beklentilerinin artması gibi gelişmelerin sonucunda Kasım 2000’de etkisi uzun süre unutulmayacak kriz patlak verdi. Çok sayıda banka ve aracı kurum battı. Şubat 2001’de ise daha önceki gelişmeler nedeniyle tedirgin olan piyasalar, siyasi ortamdaki gerginlikle birlikte iyice kırılganlaştı ve Türkiye ekonomisi yeni bir krizle daha karşı karşıya kaldı. Döviz kuru çıpası kaldırılarak dalgalı kur uygulamasına geçildi. Sermaye çıkışları arttı, faizler rekor seviyelere çıktı, döviz kurları oldukça yükseldi. Hem reel sektörde hem de finans sektöründe bu şokun etkileri yoğun bir şekilde hissedildi.  

Kriz Sonrası Borsadaki Düşüşler

Borsaların art arda sarsıldığı bu dönemde yatırımcıların merak ettiği soruların başında bu düşüşlerin ne zaman son bulacağı geliyor. Yatırımcıların konuyla ilgili fikir edinmesini sağlamak adına geçmiş krizlerde borsanın izlediği seyrin bir analizini yaptık. 1994, 1998 ve Kasım 2000-Şubat 2001 krizlerinin patlak vermesi öncesinde İMKB-100’ün en yüksek değere ulaştığı tarih ile kriz sonrası dönemde endeksin en küçük değere ulaştığı tarihi baz alarak her kriz için ayrı incelemeler yaptık. Belirlenen tarihler arasında İMKB-100, sınai endeks ve banka endeksinin ne kadar değer kaybettiğini ve düşüş hareketinin ne kadar sürdüğünü hesapladık. Ayrıca krizin başlangıcı olarak belirlediğimiz tarih ile endeksin en düşük seviyesine indiği tarihten sonraki 1 yıllık süreçte İMKB-100’ün, sınai endeks ve bankacılık endeksinin performanslarını araştırdık.  Yaptığımız araştırmaya göre 1994 krizinde İMKB-100 endeksinde görülen düşüş, yaklaşık %57 oranında oldu. Endeksin en düşük seviyesini görmesi yaklaşık 2 ay sürdü. Daha sonraki süreçte inişli çıkışlı bir seyir izleyen endeksin yükseliş trendine geçmesi ise borsada krizin ilk etkilerinin görüldüğü tarihten 4 ay sonra gerçekleşti.

İMKB-100’de kriz sarsıntısının ilk hissedildiği 17 Ocak tarihinden sonraki 1 yıllık süreç sonunda endeksin o dönemdeki kapanış değerlerine göre %7 daha düşük olduğu görülüyor. İMKB-100 endeksi, en düşük rakamlara ulaştıktan sonraki 1 yıllık süreçte ise %182 oranında değer kazandı.  1998 krizinde İMKB-100 endeksi %61, sınai endeks %59, bankacılık endeksi ise %63 oranında düştü. Bu krizde İMKB-100 endeksinin en düşük seviyesini görmesi yaklaşık 3 ay sürerken, yükseliş trendinin başlaması ise 6 ay aldı. Krizin borsada etkisini göstermeye başladığı tarihten 1 yıl sonrasına baktığımızda ise İMKB-100’ün %34, bankacılık endeksinin %68 oranında yükseldiğini, sınai endeksin ise kapanış rakamlarının %2 altında kaldığını görüyoruz. İMKB-100 endeksinin en düşük seviyesini gördüğü tarihten sonraki 1 yıllık süreçte İMKB-100 %213, sınai endeks %173, bankacılık endeksi ise %255 oranında artış gösterdi.  Kasım 2000’de patlak veren kriz sonrasında İMKB-100 %52, sınai endeks %50, bankacılık endeksi ise %51 oranında düştü.

İMKB-100’ün en düşük seviyesini görmesi yaklaşık 4,5 ay sürerken, yükseliş trendinin tekrar başlaması 11 ayı buldu. Kasım krizinden sonraki 1 yıllık sürece bakıldığında, bu dönemde borsanın yükseliş trendine yeni başladığı ve İMKB-100 endeksinin hâlâ eski seviyesine gelemediği görülüyor. 1 yıllık süreç sonunda İMKB-100 endeksinin eski seviyesine göre %27, sınai endeksin %13, bankacılık endeksinin ise %30 daha aşağıda olduğu göze çarpıyor.  Ülkenin üst üste iki ciddi krizle sarsılması ve kriz öncesindeki dönemde borsanın rekor seviyelerde seyretmesi nedeniyle borsanın eski seviyelerine ulaşması diğer krizlere göre daha uzun sürdü. İMKB-100 endeksinin Kasım krizinin etkisini hissettirdiği 6 Kasım’da gördüğü değerlere ulaşması yaklaşık 14 ay sürdü. 2000 krizinden önceki dönemde en yüksek 20.000’lere ulaşan endeksin bu seviyeye gelmesi ise yaklaşık 4 yıl aldı. Endeksin toparlanması zaman alsa da yükseliş trendine geçmesi sonrasında ciddi bir atılım yaptığı görülüyor. İMKB-100’ün en düşük seviyesine indiği tarihten 1 yıl sonra endekslerin durumuna baktığımızda İMKB-100’ün %63, sınai endeksin %63, bankacılık endeksinin ise %77 oranında değer kazandığı ortaya çıkıyor. Her krizin çıkışına neden olan faktörler ve mevcut koşulların birbirinden farklı olması, krizlerin devam etme süresinin ve etkilerinin de farklılaşmasına neden oluyor. Bu bakımdan araştırma sonuçları krizlerin borsa üzerindeki olası sonuçları hakkında bir fikir edinmemizi sağlasa da, bu sonuçlara dayanarak borsada düşüş dalgasının ne kadar daha sürebileceği konusunda kesin bir öngörüde bulunabileceğini söylemek mümkün değil gibi…  

Son Güncelleme ( 20 02 2009 )
 
< Önceki   Sonraki >




© Copyright 2007 2008 www.boryad.org
oyun
hobi
teknolojijoomla