Advertisement
Ana Menü
Anasayfa
Araştırmalar
Temel Eğitim
Etkinlikler
Basında Boryad
Hakkımızda
Arama
İletişim
Linkler
Haberler
English
Giriş Formu





Kayıp Parola?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun
Hava Durumu
Hedefimiz Dünya Piyasaları PDF Yazdır E-Posta
21 05 2008

Tat Konserve Genel Müdürü Güçlü Toker

 “GAP’ta domates üretimi” projesinin detaylarını anlattı.

 

Tat Konserve’de yakın zamanda hayata geçirilen “GAP’ta domates üretimi” projesinin heyecanı var. Proje şirket için hem ticari hem de sosyal açıdan büyük öneme sahip. Bölgeye 80 milyon dolarlık yatırım yapıldığını söyleyen genel müdür Güçlü Toker, “GAP Bölgesi’nde yapılan büyük ölçekli bir ziraat, muhakkak dünya piyasalarına hitap etmeli” diyor.

 Dünya genelinde gıda fiyatlarında bir artış söz konusu. Bu artışın nedenleriyle ilgili çok farklı görüşler dile getiriliyor. Siz bu durumu hangi nedenlere bağlıyorsunuz? 

Dünyada gıda fiyatlarındaki artışı geniş bir perspektif içinde ve tüm koşulları dikkate alarak değerlendirmek gerekiyor. Gıda fiyatlarında görülen önlenemez yükselişin temelinde, üretimin tüketimi daha az karşıladığı gerçeği yatıyor. Bu artışta kurak yılların yanı sıra enerji fiyatlarındaki yükselme, gıda maddelerinin biyo yakıt üretiminde kullanılması, Çin ve Hindistan’ın gelişmesi de önemli rol oynuyor.  Petrol fiyatındaki yükseliş trendi, enerji fiyatlarının yükselmesini beraberinde getirdi. Bu durum traktörün daha pahalıya çalışması, kullandığınız gübrenin daha pahalıya mal olması ve ürettiğiniz malın tüketiciye daha pahalıya ulaşması anlamına geliyor. Kuraklık ise, uzun vadede tarım ürünleri ihraç eden ülkeler için çok büyük tehdit. Gıda fiyatlarındaki artış, gelirinin %50’sinden fazlasını yiyeceğe ayırmak zorunda kalan başta Nijerya, Vietnam, Endonezya gibi ülkeler için çok büyük tehdit oluşturuyor. Küresel anlamda radikal önlemler, kalıcı ve uzun vadeli çözümler ve alternatif kaynaklar üretilmezse gelecekte daha güç koşullarla karşılaşacağız. 

Türk gıda sektörü ne gibi sıkıntılar yaşıyor? Bu problemlerin aşılması için ne yönde çalışmalar yapılmalı sizce?   

 Gıda, rekabetin en yoğun yaşandığı sektörlerden biri. Sektörde çok fazla sayıda oyuncu var ve bu durum da ürün çeşitliliğini artırıyor. Tarladan müşteriye giden süreçteki tüm adımların takip edilmesi gerekliliği ve son müşteriye giden ürünlerde kalitenin sağlanması, üretim süreçlerinin de detaylı takibini zorunlu kılıyor. Gıda sektöründe yaşanan bir diğer sorun ise, halk sağlığını tehdit eden kayıt dışılık ve merdiven altı üretim. Hali hazırda sağlıksız koşullarda yapılan üretim hem halk sağlığını riske atıyor hem de AB’ye uyum sürecinde atılacak adımlara önemli bir engel teşkil ediyor. Kayıt dışılığın önüne geçmek için ciddi yaptırımlarda bulunulması gerek. Ayrıca denetim mekanizmalarının çok daha etkin olarak çalışması, tüketicinin de daha bilinçli hareket ederek denetim mekanizmasının işleyişi içerisinde yer alması sağlanmalı.  

Türkiye, tarım teknikleri ve kalite standartları uygulamalarında AB ülkelerine kıyasla hangi aşamada? 

Türkiye’nin AB uyum sürecindeki en kapsamlı çalışmaları, tarım ve gıda sektörünü kapsıyor. “İyi Tarım Uygulamaları” başlığı altında özetlenecek bu düzenlemeler, çevre ve gıda kaynaklı hastalık sorunları nedeniyle, AB’nin en önemli kriteri durumunda. Türkiye’de tarım alanındaki uygulamalar, yapısal bazı nedenlerden dolayı oldukça yavaş ilerliyor. Ülkemizde küçük çaplı tarım işletmelerinin sayısının çok fazla olması, arazilerinin parçalı oluşu, çoklu tarım ürünü üretimin yaygınlığı, işletme sermayesinin yetersiz oluşu ve çiftçi örgütlerinin etkin şekilde bir araya gelememesini bu nedenler arasında sayabiliriz. Bu ve benzeri pek çok güçlük, Türkiye’nin tarımda AB standardını yakalamasının uzun zaman alacağını gösteriyor. Ülkemizde sınırlı sayıda ITO belgesi alan üreticiler ve EUREPGAP (Euro Retailer Producer Group Agriculturen Practices) Teknik ve Standartlar Komitesi belgesi olan perakende ve ihracatçı şirketler bulunmakta. Gıda yasasında AB’ye uyum çalışmaları kapsamında yapılan yeni düzenleme ve gelişmelere rağmen, hâlâ önemli eksiklikler var. AB; Türkiye’de gıda kalitesi ve güvenliği ile tüketicileri korumaya yönelik yasal düzenlemelerin, laboratuarların, denetim ve teknik personelin eksik ve yetersiz olduğunu belirtiyor. 

  Küresel ısınmanın etkileri gün geçtikçe hayatın her alanında kendini daha fazla hissettiriyor. Gıda sektörü bu anlamda ne gibi önlemler almalı?

 Tat Konserve, Türkiye’nin başlıca gıda üreticilerinden biri olarak sektörde önemli bir oyuncu konumunda. Bu konumunun sağladığı avantajı, satın alınacak ürünün fiyatına tüketici lehine yansıtıyor. Tat Konserve olarak, gıda sektörünün özellikle de tarımsal ürünlerin Türkiye’de hak ettiği yaygınlık ve verimlilik esaslarına göre üretilmesi için her türlü alternatif çözümü üretme konusunda çok iddialıyız. Nitekim, bu düşünceyle çok önem verdiğimiz bir projenin hazırlığı içerisindeyiz. GAP Bölgesi’nde Türkiye’nin ve belki de dünyanın en modern, en verimli üretim tesislerini kurmak üzere harekete geçtik. 2008 Haziran ayı sonunda faaliyete geçecek olan tesislerimizde önümüzdeki yıllarda 1 milyon ton domates işlemeyi hedefliyoruz. Bunun için bölgede zirai çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

GAP Projesi, Tat Konserve için hem ticari hem de sosyal açıdan yaratacağı katma değer bakımından çok önemli. Domates ziraatının modern tarım teknikleri kullanılarak yapılacak olması nedeniyle domates maliyetleri kontrol altına alınabilecek, bu da domates ürünlerindeki kârlılığa olumlu katkıda bulunacak. Öte yandan, GAP Bölgesi’nde sezonun uzun olması domates dışında ikincil tarım ürünlerinin yetiştirilmesine imkân veriyor ki, bu da daha ucuz maliyetli diğer hammaddelerin temin edilmesini sağlayacak. Küresel ısınma veya etkileri hakkında bir neticeye varabilmek için henüz çok erken, ancak bilinen şu ki, son birkaç yıldır ülkemizde belli bir kuraklık yaşanıyor.  

Uzun vadede bu projeyi daha da genişletmek gibi bir düşünceniz var mı? 

GAP Bölgesi’nde dünyanın sayılı domates ekim ve işleme yatırımlarından birini başlattık. Bölgede yapılan 80 milyon dolarlık bir yatırımla bir yandan domates ekimi organize edilirken, bir yandan da salça fabrikasının ilk bölümü Haziran ayında üretime geçirilecek. Geçen yıl 4 bin dekarlık alanda denediğimiz domates üretimi son derece başarılı oldu. Bu yıl ise, ekim alanını 15 bin dekara çıkartacağız. Ekim alanımızı her yıl genişleteceğiz. Hedefimiz 100 bin dekar alanda ekim yapabilmek. 

Japonya, Yunanistan, Almanya Ortadoğu ülkeleri gibi zengin bir pazar alanına hizmet veriyorsunuz. Hedef pazarlarınızı artıracak mısınız? 

Yıllardır Ortadoğu ve Körfez ülkelerindeki uluslararası zincir restoranlara ihracat yapan Tat Konserve, bu yıl içinde hayata geçireceği GAP'ta domates üretimi projesi ile yapacağı ihracat tutarını artırmayı hedefliyor. Bu yatırımla beraber Ortadoğu ve diğer bölge ülkelerine ihracatımızı belirgin bir şekilde artırmayı planlamaktayız. GAP Bölgesi’nde yapılan büyük ölçekli bir ziraat, muhakkak dünya piyasalarına hitap etmeli. Dolayısıyla, üretim maliyeti ve verimin dünya geneliyle rekabet edebilmesi gerekir. 

Yabancı oyuncular her zaman için gıda sektöründe vardı; ama son zamanlarda sayıları oldukça arttı. Siz bu rekabete nasıl hazırlanıyorsunuz? 

Burada kritik nokta, yabancı sermayenin hem yatırım hem de know-how açısından geldiği ülkeye ve sektöre somut olarak katkıda bulunması. Biz uzun yıllardır Japon ortağımızla çok uyumlu bir işbirliği içindeyiz. Son olarak da dünyanın bir numaralı domates işleme şirketi olan ABD’li The Morning Star, Tat Konserve’nin sahip olduğu Harranova Besi ve Tarım Ürünleri şirketinin %10 hissesini satın alarak, bizim stratejik ortağımız oldu. Bu tür işbirlikleri, tarımsal üretimde verimliliğin artırılmasının yanı sıra pazarlama, teknoloji ve insan kaynakları yönetiminde bilgi paylaşımı ve pazar bilgisi anlamında hedefe ulaşmak adına çok önemli katma değer yaratıyor.   

Şirketinizin hedefleri hakkında bilgi verebilir misiniz? 

2008 yılında GAP Bölgesi'nde domates ziraatı ve işlemesi ile sadece Türkiye'nin değil, dünyanın da sayılı tarımsal projelerinden birini hayata geçiriyoruz. Yapacak olduğumuz ziraat yatırımı aynı zamanda yürümekte olan besi ve et işimizi de olumlu etkileyecektir. Tat, geleneksel olarak taşıdığı öncü gıda sanayi şirketi görevinin yanına bundan sonra öncü tarım şirketi görevini de ekleyecektir.
Son Güncelleme ( 21 05 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >




© Copyright 2007 2008 www.boryad.org
oyun
hobi
teknolojijoomla